17 Mayıs 2013 Cuma
Sizinde herşeyden sıkıldığınız, ağlamak istediğiniz ama ağlayamadığınız ölmek istediğiniz fakat hala istemeden de olsa soluk alıp verdiğiniz oluyor mu? Benim oluyor. Hatta o kadar çok oluyor ki adeta bir hobim, adeta bir rutin işim haline geldi. Mutsuzluk, yanlızlık, yalanlar, yalanlarımız... Yalan kötü birşeyse neden söylüyor insanlar? Daha kötü olacağını bilmiyorlar mı? Bilmiyor muyuz? Onlarca yalanı hayatımızı iyileştirsin diye, yeşillendirsin diye söylememize rağmen kötü. Peki hiçbir art niyet beslemeden, bu amaçla söylediğimiz halde neden yalan kötü? En kötüsü de insanın kendine söylediği yalanlar. İnanmış gibi yapıyorsun, aslında gerçek olmadığını sende biliyorsun. Daha iyi hissedeceğim umuduyla her gün kendine birsürü yalan söylüyorsun. Belkide kendini avutuyorsun mutlu olmaya çalışıyorsun. Neden hala mutlu değilim? Kendime onlarca yalan söylediğim ve inanmış gibi yaptığım halde neden mutlu olamıyorum? Neden hala yaşıyorum? Bu küçük yaşımda yaşayabileceğim herşeyi yaşadığım halde neden yitip gitmiyorum? Hayat devam ediyor. Peki benim sürem ne zaman dolacak, ne zaman yitip gideceğim? Bu satırları yazabiliyorsam, hala yaşıyorum demektir. Okuyorsanız sizde yaşıyorsunuz. Yaşıyoruz. Herşeye rağmen, onlarca acıya rağmen yaşıyoruz. Ben yaşamak istemiyorum. Siz hiç yolunuzu, hayatınızı, güvendiklerinizi kaybettiniz mi? Onlar olmayınca yaşamanın bir anlamı da kalmıyor işte.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder