Ağlamıyorum, gözyaşım
akmıyor diye duygusuz damgası vuruyorlar. Hiç düşünmüyorlar ki zamanında çok
ağladığımdan, her duyguyu çok yoğun yaşadığımdan hissedemiyorum. İçini bilmeden, duygu ve düşüncelerini
anlamadan yorumluyorsunuz ya ondan nefret ediyorum en çok. Abi bi’düşün bu kız
içinde neler yaşıyor, belki kimseye anlatamıyor. Sırf güçlü gözüksün, duygu sömürüsü yapıyormuş gibi olmasın diye her
şeyi içine atıyor. Ama şöyle bi
yaşadıklarıma bakınca cidden güçlüymüşüm lan, güçlüyüm ben diyorum
kendime. Bu sefer her zamanki gibi
kandırmıyorum da kendimi. Abi bu gece
ben Dope dinleyip headbang yapacaktım, nasıl Ali Atay’a geldi müzik listem
bilmiyorum. Sonra işte gerisi kalem kâğıt. Bazen en iyi hayata bağlayan kâğıt
kalem değil mi ya sizce de? Yoksa bitek beni mi mutlu ediyor bunlar? Ha birde
gökyüzü var. Alışık olmadığımdan “sevmiyorum,
unuttum” konulu yazılar yazmakta pek usta sayılmam. Çünkü ben hep “seviyorum, çok seviyorum”
derdim. Öyle başlardım cümlelerime ama
galiba sana artık son vedam olacak bu, senin için ayırdığım son gece, son
sayfa, son emek. Hatta belki son satır. Ama yayın bunu çok acil; uzaklardan çok
uzaklardan, benden sana son veda...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder